

4 Ocak günü için Türkiye’de neredeyse her yer karlı gösteriliyordu. Bunun verdiği hazzı tüm hava delileri bilir :) Ben o zamanlarda Ankara’da öğrenciydim. 4 Ocak sabahı kar Ankara’da henüz başlamamıştı (siklon Ege’den yaklaşıyordu), hava grimsi beyazdı. Hemen ODTÜ kütüphanesinin en üst katındaki masalardan birine kurulup beklemeye başladım. Öğlene doğru kar başladı

Bu benim İstanbul için, şu ana kadar gördüğüm en optimum deniz etkisi yağış profili, çünkü bütün koşulları mükemmel.
Deniz etkisi yağışlarda, göl etkisiyle oluşan yağışlarda da olduğu gibi tepe enverziyonu, konvektif olarak oluşan bulutların yukarıdaki sınırını belirler, bunun deniz seviyesindeki en ideal yüksekliği yaklaşık yerden 3 kilometre civarıdır, yağış rüzgârın da hızına bağlı olarak tepe enverziyonunun 1-1.5 km olduğu durumlarda da olur, fakat 3 km şiddetli yağışlar için en ideal olanıdır.
Benim en çok dikkatimi çeken özelliği ise tepe enverziyonunun tam da 700 mb civarı ve bunun üzerinde olmasıdır. Halbuki, bu yıl ve geçen sene İstanbul’da gördüğümüz deniz etkisi mekânizmalarında tepe enverziyonu genellikle 800 mb seviyesindeydi veya bariz bir şekilde 700 mb seviyesinin altında kalıyordu. Yani, 4 Ocak 2002 sistemi son yıllardaki deniz etkisi mekanizmalarına göre bulutları çok daha dikey olarak geliştirebilmiş ve bu durum oluşan şeritlerin çok daha yoğun yağış yapmasına neden olmuş olabilir.
